Üzgünüz, şu anda yorumunuzu ekleyemiyoruz. Lütfen daha sonra yeniden deneyin.
Yorum eklemek için ebeveyninizden izin almanız gerekiyor. İzin isteyin
Ebeveyniniz yorumları devre dışı bıraktı.
Üzgünüz, şu anda yorumunuzu silemiyoruz. Lütfen daha sonra yeniden deneyin.
Bir günde bırakılabilecek yorum sayısı üst sınırını aştınız. Lütfen 24 saat içinde yeniden deneyin.
Sistemlerimiz diğer kullanıcılara istenmeyen posta gönderiyor olabileceğinizi bildirdiğinden hesabınızdan yorum yazma özelliği kaldırıldı. Hesabınızın devre dışı bırakılmasının yanlış olduğunu düşünüyorsanız, lütfen Windows Live desteğine başvurun.
Yorum bırakmayı bitirmek için aşağıdaki güvenlik denetimini tamamlayın.
Güvenlik denetiminde yazdığınız karakterler, resimdeki veya sesteki karakterlerle eşleşmelidir.
Yorum eklemek için Windows Live ID'nizle (Hotmail, Messenger veya Xbox LIVE kullanıyorsanız Windows Live ID'niz var demektir.) Oturum aç
(Ey müminler!) Ehl-i Kitaptan kâfirler ve putperestler de Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir. (2/105)
(Yine) bilmez misin, göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnızca Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır. (2/107)
Ehl-i kitaptan çoğu, hakikat kendilerine apaçık belli olduktan sonra, sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü, sizi imanınızdan vazgeçirip küfre döndürmek istediler. Yine de siz, Allah onlar hakkındaki emrini getirinceye kadar affedip bağışlayın. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. (2/109)
Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı. (2/120)
Yemin olsun ki (habibim ! ) sen ehl-i kitaba her türlü âyeti (mucizeyi) getirsen yine de onlar senin kıblene dönmezler. Sen de onların kıblesine dönecek değilsin. Onlar da birbirlerinin kıblesine dönmezler. Sana gelen ilimden sonra eğer onların arzularına uyacak olursan, işte o zaman sen hakkı çiğneyenlerden olursun. (2/145)
İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider. Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah'ı şahit tutar. Halbuki o, hasımların en yamanıdır. (2/204)
(Ey müminler! ) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır. (2/214)
İYİBİR HAFTA SUNU TEMENNİSİYLE ALLAH CC AMENET OLUN
Nice çorak toprakta nur kokulu güller açmıştır da kimseler farketmemiştir.
Görülmeden, farkedilmeden tomurcuklanan güller..Ah! ne güzeldir Gül açan gönüller, Ne güzel sevgidir damarlarında dolaşan, ne güzel gidiştir Rablerine..
Gözyaşıyla büyümüş gülleri kim soldurabilir...
“Muhakkak sabır dinin yarısıdır.” “Sabır kurtuluşun anahtarıdır.” “Sabır, cennetin anahtarıdır.” “Sabreden mutlaka zafere erer. Rabbim sabredenlerden eylesin cümlemizi
CUMAMIZ MÜBAREK OLSUN ...ALLAH,A EMANET OLUN..SELAM VE DUA İLE.
”Ey avare yolcu! Yürü; durma, yürü. Bu
geçici âlemin zevkleri seni Allah’a kavuşmaktan alıkoymasın. Bu eşsiz
manzaraların, bu güzelliklerin hepsi rüya ve hayalden ibarettir.
Ey zavallı ziyaretçi! Yürü; durma, yürü.
Yürü ki, Allah’a kavuşmanın gönüle ferahlık veren tazeliğinde yüceliklere eresin. Yürü; kendi aslına kavuş” Aşk ile aklın,
iyi ile kötünün,
bilgelik ile cehaletin amansız kavgası…
ve bu kavganın tam orta yerinde bir Âdemoğlu…
A'mâk-ı Hayal
Filibeli Ahmed Hilmi
Her Trajedi , diğer elinde bir hediyeyle gelir… Ama genellikle acı çekmekle öylesine meşgul oluruz ki ; Hediyenin farkına bile varmayız! O da geldiği gibi yitip gider…!
Mevlana der ki : ‘’ Üzülme ! Kaybettiğin her şey başka bir şekle dönüşüp sana geri döner…!‘’
Yüreğinizdeki ümit çiçeği asla solmasın….
Zilhicce, umumi af ve bağışlanma ayıdır
Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esasından biri
olan hac ibadetinin yerine getirildiği umumi af ve bağışlanma ayıdır.
İşte bu mübarek ayın yukarıda da ifade ettiğimiz birinden onuna kadar
olan zaman dilimi “leyâli-i aşere”, yani on mübarek gecedir. Onuncu gün
Kurban Bayramı’nın ilk günüdür.
İşte bu günlerin kıymetini anlatan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v.) muhteşem müjdesi:
“Allah'a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce'nin ilk on gününden
daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir
senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine
denktir.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)
Demek ki, bugünlerde tutulan bir oruç, 360 gün oruca bedel olabilir.
Rabbimizin rahmet ve bereketi o kadar coşmaktadır ki, bir günlük oruca
bir yıllık oruç sevabı vermektedir. Böyle güzel ve tatlı bir müjdeye
ilgisiz kalmak mümkün mü? Bu gecelerin Kadir Gecesine benzetilmesi ise,
ayrı bir güzelliktir. Çünkü, Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır ve 83
yıllık ibadete bedeldir.
ALLAH şimdiden tutulacak oruçlarımızı kabul etsin... ALLAH a emanet kalın..
“Aslında, müslümanlar İslâmiyet’in nezafetini, ulviyetini,
adaletini, doğruluğunu dünyaya yaydılar. Bunu gören kâfir, bazı güzel hasletleri
benimsedi ve kendine maletti. Fakat müslümanım diyenler onların kötü
hasletlerini aldılar ve benimsediler. Onlarda iyi hasletler kaldı,
bunlarda kötü hasletler kaldı. Müslümanlar böyle bozuldu ve bu duruma
düştü
“Bütün ulviyet İslâm’dadır. Ulviyet sende olduğu müddetçe ALLAH-u
Teâlâ’nın ve Resulullah Aleyhisselâm’ın desteğine mazhar olursun. Dünya
saâdetine, ahiret selâmetine erersin.
Süfliyat ise küffardadır, kâfirlerdedir. Sen ulviyatı süfliyat ile tahvil
edersen, kâfirin süfliyatını almış olursun. Kâfir de İslâm’ın ulviyatını almış
olur. Sen onun yerini almış, o senin yerini almışolur.
Ne
acı şey! Kâfire yakışan müslümanda var, müslümana yakışan kâfirde
var.
“Müslüman” deyince, müslüman ismini taşıyanları kastediyorum. Hakiki
müslüman bunu yapmaz, böyle şeylere tenezzül etmez. Onun içindir ki
“Müslümanım diyenler” diye kayıt veriyorum.”
Bir kimse, Peygamber Efendimize (S.A.V.) gelerek: -İzin ver yâ Resulallah, ölümümü temenni edeyim. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) Ölüm öyle bir şeydir ki onun için hazırlıklı ol! Yol uzun, azık ister. Ölümü temenni edenin on hediye hazırlaması lazım. O kimse sordu: Hediyeler kime yâ Resulallah?
"ALLAH aşkı için çalış. ALLAH aşkı için Hizmette bulun; Halkın kabul etmesi veya reddetmesi ile senin ne işin var? Bu fani dünya pazarında sana bol bol kazandıracak bir müşteri olarak
ALLAH KAFİ DEĞİL Mİ? Allah'tan alacağın karşısında insanların verebilecekleri ne ki! .. O halde gözünü ve gönlünü insanlardan gelecek teşekkürlere değil, Allah'tan gelecek mazhariyete döndür! .. "
- Mevlana --
İSLAMİYETE BİR ÖMÜR DEĞİL, BİN ÖMÜR VERECEK KADAR ARZUN OLSUN ...
“ALLAH bir kula hayır murad ettiği zaman, onun kalbinin
kilidini açar. Onun kalbinde yakîn ve sıdk hasıl eder.
Onun kalbinin içine girenleri koruyan bir muhafaza kabı kılar ve o
kimsenin kalbini selim, lisanını sâdık, ahlâkını müstakim, kulağını işitici ve
gözünü de görücü kılar.” (Râmuzü’l-Ehâdis)
Sabır gerek... Yakup gibi tenhalarda gezip Yusuf diye inleyerek... zaman gerek Yusuf gibi kuyulardan mısır saraylarına yükselerek...azim gerek Muhammed(s.a.v) gibi Ebucehilin bile hidayeti için yetmiş kez yanına giderek... hasret gerek Mecnun gibi Leyla diye aklı ziyan ederek... edep gerek Hz.Osman gibi meleklerden bile hürmet görerek... işte böylesi vasıflara sahip yüreklerin katlanarak büyümesi duasıyla...
Arıyor ağlıyor ağlıyor arıyor… Savruk sinesinden sarı sonbahar dökülüyor toprağa… Hicran damlıyor ümit bulutlarından… Acı çiçekler açıyor avuçlarında…
Yıllar yüreğinde yırtık bırakarak yol alıyor… Ne kışta ne yazda… İlk ve sonbaharı soluyor seherlerde… Sevinçlerine çiğ yağdı kırağı kırdı çiçeklerini… Baharlar bekliyor bağrı uzak iklimlerden esen meltemlerle serinlemek istiyor sadrı…
Selim kalple sabır ağacına dayanıp şükretmek diliyor… Kalp toprağına düşecek hikmet meyveleri bekliyor o ağacın altında… Sevgiye dost olmuşken sevgili gelmese de olur… Şefkat yoksunu aşk kalp doyurmuyor neylesin sönük sözleri…
Serap sevgiler firak acılar demek… “ Bütün firaklardan gelen feryatlar aşkı bekadan gelen ağlamaların tercümanıdır”
Evet aşk vardır; bekaya… Bekaya bakar kalp değişmeyen daimi güzele meftun…
Ağlama gönül neyle yesin gidip kaybolanları… Araf yollar avare yıllar biter bir gün… Yıkanmış yürekle yürürsün aklın aydınlattığı yolda… Vuslat içer şifa sadır… Sen her şeye yakın her şey sana yakın… Uzak uzaktır sana… Anlamamak ve anlaşılmamak yoktur artık…
Küllerin kâinata savrulmuştur kâinatsa kalbinde kayıp… Yağmurlar yine yağar ıslatmaz rüzgârlar yine eser savurmaz… Savruk değilsindir kök salmışsındır kâinatın kalbine… Yine yürürsün yollarda dönüp de arkana bakmadan… Arafta avare değilsindir yaranını bulmuşsundur; Ya Rahman… Ya Rahim… Ya cemil… Ya Vedud…
Rahmet seni ebede namzet etmişken neyle yesin geride kalanları… Yunus yüreğinle “kalanlara selam olsun” der yürürsün… Kör kuyularda korunmuş arınarak yükselmişsindir Azizliğe… Kuyudaki yalnız Yusuf değilsindir kardeşlerin sevgiyle sarmış Yakubi şefkat kuşatmıştır… Zirve dekeyken aziz bir terk edişle terk edersin dünya züleyhasını: “teveffeni müslimen.”
Hayata veda ederken geride Yusufi bir kıssa bırakmak yokuşlarda yağmurlarla ağlamaya değer… Bedelsiz değildir esir pazarında satılmak Azizlik esirlikten geçer.
Aşkı bilmez Züleyha Yakubi şefkati anlamaz… Ağlarsan Yakubi ağla… Seveceksen İbrahimi sev “La uhubbil afilin” de…Hikmet yağmurlar yağıyorsa selim kalbine
“Selam” sana dosttur Rahmet yaran… Kuyularda yalnızsan korkma kıssan yazılıyordur kıyamete kadar okunmak için… Yüzünden okunur Yusuf yüreğin… Yazman için güzel sabrı şükürle süsle ve hayata Yusufi imzanı at: “teveffeni müslimen”Hüseyin Eren
NAZLICAN FIRAT
YORUMLARIMDA ÇOK YARDIM ALDIĞIM AHMED AK ABİME TEŞEKKÜR EDERİM.
Hüzünler dönüşşün sevince. Rabbim yaralarımızı sarsın Rauf adıyla! Kalbimizdeki hastalıkları gidersin Şafi ismiyle! Cumamız mübarek olsun! Olsun ki, yürekler atsın Allah Allah diye. Olsun ki, Aşk-ı Muhammed gönüllere azık olsun. Olsun ki, paramparça bu ümmet; Kardeşlik bilinciyle kaynatılmış, tevhid temeli üzerine kurulmuş, çatısı Kuran, ziyneti sünnet olan bir kaleye dönüşşün! ..
Nurdan çehrendeki bu nikap da ne Güneşlere taç giydiren ışıkken
Hep hicranla bunca yıl bunca sene
Geçmiş gidiyor baharlar beklerken. Ey mukaddes kitap ey ezeli nur
Ey iklimi ziya etrafı huzur
Son demde bir kere daha ne olur
Geliver ışık karanlığı boğarken. Bahar olmasa da sonbahar olsun
Cihanlar bütün avazınla dolsun
Yeniden namın her yanda duyulsun
Şu fani hayatlarımız biterken.
M.Fethullah GÜLEN
Namaz için “iki gözümün nuru” diyor Hz. Peygamber.
O halde, namazsızlık “iki gözün körlüğü”dür.
Metin Karabaşoğlu
Hizmetlerinizi Allah daim etsin. Yolundan ayırmasın. Başarılı çalışmalarınızın artarak devam etmesi ve İnşALLAH daha nice hayırlı çalışmalara imza atmanız duasıyla
Her şey ama herşey gönlünüzce olsun. Tüm güzellikler sizi bulsun.
İnsanoğlu yaratılış itibariyle bir şeyleri sevmeye meyyaldir. Herkes farklı bir şeyleri sever. Bazıları maddeyi sever, maddede her şeyi aramaya çalışır, madde onun için değerlidir. Elde edilen şeyler ona zevk verir, keyif verir. Elde olmayan şeyler için sıkıntılar ile kendini harap eder. Dünya onun için her şeydir. Dünyalık her şeydir. Para maddenin merkezinde bulunur. Maddeyi sevenler maddi güce önem verir. Maddi güce önem veren her şeyin üstesinden kendisinin gelebileceğine inanır sonuç itibariyle aldanır. Böyle bir aldanma için Yüce Rabbimizin bir uyarısı vardır. Kur’an-ı Kerim’de bir ayette şöyle buyrulmaktadır.
“De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Resûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.”[1]
Rabbim Cuma hürmetine, amellerimize ihlas, gönlümüze huzur, hastalıklarımıza şifa nasip eylesin. Hayatımızın en hayırlı anında, şehadet şerbeti ile huzuruna alsın. Kendisine layık kul, Efendimiz sav layık ümmet eylesin.
ஐ ♥―♥―♥―♥→ ‼♥―♥―♥‼ ←♥―♥―♥―♥ ஐ
LATİF VE ALİM OLAN RABBİMİZ DÜNYA SAADETİNİZ İÇİN CUMAYI VESİLE KILSIN,AHİRETTE SİZE VE TÜM SEVDİKLERİNİZE ,,CUMA YAMAÇLARI,,NASİP ETSİN.AMİN..İNŞ.
Ey Allah’ım! Nimetini üzerimizden eksik etme! Nefislerimizi azdırma! Yolundan ayırma! Tembellikten koru! Sevdiklerini sevdir. Sevmediklerini nefsimize hoş gösterme! Nimetini salih kullarına vâd ettiklerinle tamamla. Ya Rabbi! Ayaklarımızı Senin yolunda sabitle! Hayırlı, sevdiğin neticelere hem dünyada tez, hem ahirette ulaştır. Ey Allahım! Bizi ateşten koru. Ya Rabbi! Yolumuzu aç! Dualarımızı aziz ve yüce İsmin hürmetine kabul et. Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü tehlike ve kötülüklerden koru. Bildiğimiz bilmediğimiz her türlü güzellik ve iyiliklere eriştir. Bizleri muvaffak ve muzaffer eyle. Ayaklarımızı Senin yolunda sabitle! Hayırlı, sevdiğin neticelere hem dünyada tez, hem ahirette ulaştır. Allah bizlere makyajla saklanan sahte yüzleri, kamufle edilerek süslü kaplarda sunulan zehir içecekleri ayırt etme feraseti, yeteneği, kabiliyeti versin, idrakimizi güçlendirsin. Allah (c.c.) hepimizin akibetini hayır eylesin. Dünyanın süs, ziynet ve geçici güzelliklerinden, aldatmacalarından sıyrılıp Firdevsi Âlâ Cennetine girmemizi ve orada Cemâlullah’ı seyretmeyi, sevdiklerimizle beraber nasib etsin. Allah, yaptığınız ibadetleri ihlasla samimiyetle yapılmış makbul ibadetlerden eylesin. Lütf-u keremi ve ihsanıyla dünyalık isteklerinizi versin, kıyamet gününde de azabından koruyup cehenneminden emin olan kullarının arasına dahil etsin. Cenneti içinde sevdiklerinizle beraber yüksek derecelere ulaştırsın. İçimizdeki Allah Aşkı daim olsun… Cumanız Mübarek. Olsun…
38- Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Allah'tan, 'tekrarı önleyen kesin bir ceza' olmak üzere ellerini kesin. Allah üstün ve güçlüolandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
MAİDE SÜRESİ
18- Yahudi ve Hıristiyanlar: "Biz Allah'ın çocuklarıyız ve sevdikleriyiz" dedi. De ki: "Peki, ne diye sizi günahlarınızdan dolayı azaplandırıyor? Hayır, siz O'nun yarattığından birer beşersiniz. O, dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır. Göklerin, yerin ve bunların arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır. Son varış O'nadır
Kim Allah Teala hazretlerinin rızası için bir derece tevazu izhar eder (alçak gönüllü) olursa, Allah, onu bu sebeple, bir derece yükseltir. Kim de Allah'a bir derece kibirde bulunursa, Allah da onu bu sebeple bir derece alçaltır, böylece onu esfel-i safiline (aşağıların aşağısına) atar.